25 Kasım 2008 Salı

Fantezi Edebiyatında Globalleşme Süreci

(blog olayı garip geliye, lakin Sözlük'ten başka bir yerde okunulacağını bile bile birşeyler yazmadım, lafa girerken otomatikman entry gibi oluyor, kusuruma bakmazsınız artık)


evet, efendim maalesef var böyle bir süreç çoğu dalda da olduğu gibi... Dünyanın hızla globalleşmesine kayıtsız kalınması imkansız gibi birşey tabii ki de ancak fantezi edebiyatı gibi çocukluğumuzun vazgeçilmezi olan masalları temel alan (ben küçükken hiç masal falan yoktu lan aslında, yok Keloğlan yok Kırmızı Başlıklı Kız falan paso Transformers, Ninja Kaplumbağalar vardı) ve sadelikten pek ödün vermeyen yalın anlatımı ile ''iyi kötüyü yener, çirkin güzelin eline dersini verir, prens prensesi düdükler'' herkesin anlayabileceği, kendine pay çıkarıp ekleyebileceği bir kültür akımının da bu süreçten nasibini alması pek de iyi olmadı kanımca...

şimdi blog'un olayı yazı tabii ama görsel öğelerle destekleyip örneklendirirsek daha akılda kalıcı olur diye düşünüyorum... (akılcılığı s.ktir et, en azından ne demek istediğimi anlayın lan Allahsızlar)

En basitinden ''Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler''i ele alalım; kimin yazdığını bilmiyorum ama bayaa eski olduğuna eminim; güzel prenses ve ona arkadaşlık eden 7 cüceyi anlatır bu masal ama bence tamamen Pamuk Prenses gibi ismi gibi zerafet dolu olması gerekirken tıpkı bir Recep gibi 7 yatağı birleştirip enlemesine uzanıp osura osura uyuması ve 'ehelöeleoley'' diye işten eve gelen 7 cüceyi duymaması çok ayıca geliyor bana, resmen masalın devamı gereği Pamuk'un uyanıp, ''ohhh, içim geçmiş lan, öğlen kızartmayı çok yedim ya, midem sirke gibi olmuş, bi bardak su verin lan şurdan, bakmayın öyle sığır gibi'' demesi gerekiyormuş gibime geliyor... Neyse, neden en basitinden dedim çünkü cüce öğesi artık sömürülmekten şaftı kaymış bir hal almış vaziyette ve Thorin Meşekalkan gibi bir cüce ile gözlerini açmış biri için giderek üzücü bir hal almıştır; hemen iyice bir inceleyelim;

şimdi uyuyan prensesi tam anlamıyla ronta yatmış ve elleri görünmeyecek bir vaziyette izleyen elemanlar 7 cüceler, yok Uykucu yok Huysuz ne bileyim Bilge falan kendi aralarında bir karakter dağılımı ile Voltron'u oluşturuyorlar, basit anlatımın b.ku çıkmış işte, çocuk işi çünkü her cücenin nasıl karakterde olduğu alnına yazılmış, Uykucu uyur, Huysuz evde sigara bitince esip gürler, Şirin barda kız tavlar falan, karakterlerinden şüphe duyan yok, ne onlar ne biz... Yıllar sonra bir dilbilimcisi çıkıp bu herifleri ölümsüzleştirsin, torunlarına yazdığı masal milyonlar satsın, 400 milyon dolarlık filmi çekilsin, 2 milyar dolara yakın bir pazar payı oluştursun, bir ülkenin ekonomisini %10 oranında arttırsın ve masalların sadece çocuklara hitab etmediğini kanıtlasın, hah bakın ne oldu;


Neyse işte bu cüceler ormanda odun keser, paso çalışır, birşeyler üretmeden duramaz, kısa boylu tıknazdırlar falan, tamam, al bunları biraz kas gücü, biraz sinirli mizaç, biraz da savaşçı özellikler ekle;


Çok mu sade oldu, hay hay, biraz agresif girişkenlik, tehtidkarlık, biraz daha çelik koyalım;

Sinirli mizaç ve agresiflik sıktı tüketicileri, vahşi olsun bunlar, kana susamış, gözü dönmüş olsun;




Ulan bu tek kişi, masalda bile yedi, halı sahada, savaşta kaç kişilerdir kim bilir, hem de biraz teknolojik olsunlar, barut, top hatta elektrik de olsun yav, kana susamış savaşçıdan çok düzenli ordu olsun bunlar; madenlerde çalışıp dünyanın temellerini sağlamlaştırmasınlar artık;



Hoop, oldu mu sana şimdi 7 cüceler, Gandalf ve Bilbo'nun dostları adeta birer sanayi devrimi sonucu... Tamam, globalleştirdiniz, her kesime hitab eden bir masal öğemiz var atık ama bundan çok sağlam para kazanmalıyız babuş, dünya çapında milyonların cüzdanlarına mayışlara çökmeliyiz;




hoppacıık, al sana World of Warcraft isimli, edebilikten uzak, sadece görsel, şiddet ve hırsın hakim olduğu mayış ve harçlık ve zaman katili bilgisayar oyunu; hani lan Fener gol yiyince sinirlenen Huysuz, Pamuk'un kasesi gizliden gizliden kesen Utangaç, gece yarısı kalkıp sofradan kalan yemeğin etlerine ağırlık vererek tıkınan Obur... Varsa yoksa içine nasıl girildiği belli olmayan zırhllar, taşınmaz varlık (mülk) kabul edilebilecek kadar devasa baltalar, kaynağı belli olmayan büyülü işler falan...

2 yorum:

sarunas jasikevicius dedi ki...

süpper yazmışın he..

quail dedi ki...

gözümsün bro...