Her Türk erkeğinin cabar cevval yıllarındaki en büyük problemdir askerlik; en verimli çağında, ileride emir almaya milletçe alışkın olmaları için ve de
TSK için bedava yığınla amele olsun diye çağırılırlar orduya; yaşadığın ülkenin insanını bedavaya tanıma gezisi gibi birşeydir resmen, ordu, silah, vatan gibi bir milleti uygarlık seviyesinde gram ilerletmeyecek binbir türlü konuyla kafaları doldurulur, yarışmaya kırsal kesimden katılanlar bu bilgiler ışığında süper birer kekoya dönüşürken kentsel kesimdekiler akıldakilerini unutmamaya çalışırken yaşadıkları travma ile sivile geri dönerler; yıllarca askerden korkutulan bir birey olarak da tüm bu anti-cazibeli bilgiler ışığında fellik fellik 'nasıl askerden kurtulurum' diye hesap edip durmuştum ancak beni kurtaracak yegane etmen zaten yıllardır bedenimde mevcutmuş; Külom...
spor, rejim ve sağlıkla kafayı bozduğum 2004-2005 senesinden bir kare...Eski Foça Komanda Tugayı Eğitim sahasıAskeri şubeden edilen sevk ve muayyene edilip durduğum 3 günlük bir askeri hastane macerasından sonra tabibler kurulu ve baştabib tarafından yanımdaki bir düzine şişko ile askerliğe elverişli olmadığım anlaşıldı ve ''109 kilo olup gelene kadar askerliğe tenezzül etme'' gibi bir s.ktir çekildi... Zaten hayatımın uzunca bi bölümünü 105 kilonun üstünde geçirmiş biri olarak hiç alınmadım şanlı Türk ordusuna mensup doktorların bu tavrına, hay hay çekip bir dahaki buluşma zamanına kadar olan süreyi geçirmek üzere batan güneşin pastellere boyadığı o kızıl dinginliğin ufkuna dönüp yürüdüm...

Tabii gene de bir tersoluk olmasın diye kanına girdiğim birkaç şişko ile askerlik şubesine döndüm, o zamana kadar ciddi sandığım binbaşılık mertebesini kendi menfaati için kullanan kahverengi birkaç dişi ile pis pis gülüp duran, gelen her askerin mesleğinden yararlanmaya çalışan bir binbaşının Manisa'daki evlerini öğrencilere kiralayacağıma dir söz vererek imzasını aldım ve seneye olan kontrol tarihimin 2 ay sonra olduğunu öğrenip, maksimum 5 yıl olacağını hesap ettiğim bu çürük raporu maceramın daha ilk günden 1 yıl kısaldığını ve bunun devamının gelebileceğini öğrenip sevinçle evin yolunu tuttum...
- vay be, bu pozu çektirirken 'askerde yedirirler bu pozu' diye düşünürdüm halbuki...