23 Haziran 2009 Salı

...




- lütfen...

11 Haziran 2009 Perşembe

Jelibon?


- aslında denemek lazım la, merak ettim sıcakta kalıp erimiş jelibon kütlesini...


not: ekşibition'dan, serseri marti nickli kullanıcının gönderdiği eserdir, paylaşma amacıyla şey ettim...

02 Haziran 2009 Salı

Askerlik?

Her Türk erkeğinin cabar cevval yıllarındaki en büyük problemdir askerlik; en verimli çağında, ileride emir almaya milletçe alışkın olmaları için ve de TSK için bedava yığınla amele olsun diye çağırılırlar orduya; yaşadığın ülkenin insanını bedavaya tanıma gezisi gibi birşeydir resmen, ordu, silah, vatan gibi bir milleti uygarlık seviyesinde gram ilerletmeyecek binbir türlü konuyla kafaları doldurulur, yarışmaya kırsal kesimden katılanlar bu bilgiler ışığında süper birer kekoya dönüşürken kentsel kesimdekiler akıldakilerini unutmamaya çalışırken yaşadıkları travma ile sivile geri dönerler; yıllarca askerden korkutulan bir birey olarak da tüm bu anti-cazibeli bilgiler ışığında fellik fellik 'nasıl askerden kurtulurum' diye hesap edip durmuştum ancak beni kurtaracak yegane etmen zaten yıllardır bedenimde mevcutmuş; Külom...

spor, rejim ve sağlıkla kafayı bozduğum 2004-2005 senesinden bir kare...
Eski Foça Komanda Tugayı Eğitim sahası

Askeri şubeden edilen sevk ve muayyene edilip durduğum 3 günlük bir askeri hastane macerasından sonra tabibler kurulu ve baştabib tarafından yanımdaki bir düzine şişko ile askerliğe elverişli olmadığım anlaşıldı ve ''109 kilo olup gelene kadar askerliğe tenezzül etme'' gibi bir s.ktir çekildi... Zaten hayatımın uzunca bi bölümünü 105 kilonun üstünde geçirmiş biri olarak hiç alınmadım şanlı Türk ordusuna mensup doktorların bu tavrına, hay hay çekip bir dahaki buluşma zamanına kadar olan süreyi geçirmek üzere batan güneşin pastellere boyadığı o kızıl dinginliğin ufkuna dönüp yürüdüm...


Tabii gene de bir tersoluk olmasın diye kanına girdiğim birkaç şişko ile askerlik şubesine döndüm, o zamana kadar ciddi sandığım binbaşılık mertebesini kendi menfaati için kullanan kahverengi birkaç dişi ile pis pis gülüp duran, gelen her askerin mesleğinden yararlanmaya çalışan bir binbaşının Manisa'daki evlerini öğrencilere kiralayacağıma dir söz vererek imzasını aldım ve seneye olan kontrol tarihimin 2 ay sonra olduğunu öğrenip, maksimum 5 yıl olacağını hesap ettiğim bu çürük raporu maceramın daha ilk günden 1 yıl kısaldığını ve bunun devamının gelebileceğini öğrenip sevinçle evin yolunu tuttum...


- vay be, bu pozu çektirirken 'askerde yedirirler bu pozu' diye düşünürdüm halbuki...

28 Mayıs 2009 Perşembe

Operation: Bezelye

Yaz geldi artık ve her yaz olduğu gibi yaz yiyecekleri de pazardan evlerin mutfağına doğru akmaya başladı, bamya, taze fasuli, beyaz soğan, börülce, semiz otu, patlıcan, dolmalık biberler ve de meşhur bezelye ve arakalar...



Şimdi bu kadar efsane yiyecek arasında bunun hakkında konuşacağım lakin bizim evde işleme prosesi açısından yıllar önce yaptığım bir artizlik sonucu bezelye ayıklama işlemi her daim bana aittir, çok da dert etmiyorum gerçi, yıllık en fazla 15 kg. bezelye ayıklıyorumdur yani ama yemek yemeyi nasıl seviyorsam Gregor Mendel'in gen çaprazlaması ve soy özellikleri aktarımını anlamasını sağlayan bu ufak yeşil topçukların içinde bulunduğu yemekleri de çok seviyorum...


Neyse yıllar önce ev harici bir yerde yediğim bezelyenin vasat tadı ile anneme danışmış, ayıklanan bezelye ile hemen yapılan veya şoklanıp buzluğa kaldırılan yani evde her zaman yediğim bezelyenin tadının kat kat daha güzel olduğunu öğrenmiş ve bunun üzerine büyük oynamaya karar vermiştim, akşama yaptığım basın açıklamasında ''eve giren her bezelyeyi ben ayıklayacağım, istediğiniz kadar alın, hepsi benim elimden geçecek'' demiş bulundum; bunun üzerine kesemizin yettiği kadar eve giren bezelye kilosu katlanarak büyümüş ve paso ayıklama işi bana kalmıştı, hatta 2007 yazında annemin taklasına gelen Noyan ve bir arkadaş (?) ile 3 kişi ayıklamak durumunda kalmıştık, artizlikten de geri adım atamayıp ellerim yeşil olana kadar ayıklamaya devam ettim ve edeceğim, süper bir yiyecek lan bence...


Not: Böbrek efendi, ayıklıcam derken bunu da kastetmiştim aslında :)

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Asker Noyan Sağlam # 4

- between full frontal kekos, a soldier just like a çakı!

18 Mayıs 2009 Pazartesi

04:05:06 07:08:09


gavurlarda ay/gün/yıl şeklinde yazıldığı için 8 Temmuz'da olacak olan olay, bizde 7 Ağustos'ta olacakmış bu durum, çok da s.kimde, 20/02/2002'yi de görmüştük, bir numara yok bu işlerde ama hatırlatayım dedim, dünya yok olur felan belki, demedi demeyin sonra uzay boşluğunda...

Gerçi gecenin o saatinde kıyamet mi kopar ya, kimse olmaz dışarıda, sahur vakti gibi...

Kaynak: ekşibition'da entry ca isimli user'ın gönderisidir bu, direk oradan arakladım, her hakkı saklı değildir, zındıktır, godoştur, koca gözlükle soğan doğrayan çoluk çocuktur...

06 Mayıs 2009 Çarşamba

oooh, keyife gel...


-yeni monitörüm sayesinde açılan boşluğa hemen sofra kurdum, miss...